AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Fıkra cennet.com.tr

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
dogukankrk
Azimli Üye
Azimli Üye


Mesaj Sayısı : 64

Rep Gücü

:
103
Kayıt tarihi : 15/05/10

MesajKonu: Fıkra cennet.com.tr   Çarş. Mayıs 19, 2010 2:24 pm

Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. "Ne yazık ki tatil sona erdi..." Yönetici şaşırır ve üzülür. "Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?" İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: "Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
dogukankrk
Azimli Üye
Azimli Üye


Mesaj Sayısı : 64

Rep Gücü

:
103
Kayıt tarihi : 15/05/10

MesajKonu: Geri: Fıkra cennet.com.tr   Çarş. Mayıs 19, 2010 2:26 pm

Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
dogukankrk
Azimli Üye
Azimli Üye


Mesaj Sayısı : 64

Rep Gücü

:
103
Kayıt tarihi : 15/05/10

MesajKonu: Geri: Fıkra cennet.com.tr   Çarş. Mayıs 19, 2010 2:27 pm

Adamın birinin evinde yangın çıkmış. Komşuları yardıma koşmayıp olayı seyretmeye başlayınca iş başa düşmüş.. İlk önce oğlunu yangının içerisinden çıkarıp dışarda beklemesini söylemiş. Dalmış tekrar duman ve ateşin içerisine, kızını çıkartmış dışarıya. Sonra karısını, sonra köpeği ve kedisini. Daha sonra dışarı hiçbir şey getirmeden 3 kere daha içeri girmiş çıkmış. Onu seyreden komşularından biri sormuş: - Niçin yanan eve girip çıkıyorsun dışarı hiçbir şey getirmiyorsun?" diye. - "Kayinvalidem içeride!" demiş adam; "arada bir girip çeviriyorum!".
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
dogukankrk
Azimli Üye
Azimli Üye


Mesaj Sayısı : 64

Rep Gücü

:
103
Kayıt tarihi : 15/05/10

MesajKonu: Geri: Fıkra cennet.com.tr   Çarş. Mayıs 19, 2010 2:29 pm

Bektaşinin akşam yemeğine misafiri olduğu için eve gelirken karpuzcuya uğramış:
-“İyi karpuzların var mı?”
-“Kurabiye gibi baba, itimat et bana.”
-“Peki en iyisini ver bakalım.”
Karpuzcu birçok karpuzu okkaladıktan sonra:
-“Al da bunu ağız tadıyla ye,” der.
Bektaşi karpuzu alır, yemekten sonra misafirlerin önünde gururla kesmeye başlar. İlk bıçak darbesinden sonra etrafı bir koku alır. Karpuz ikiye ayrılınca, foş diye çürümüş içi, masaya yayılmış, etraf berbat olmuş, bektaşi mahcubiyetten yerin dibine geçmiş. Sabahı zor etmiş, soluğu karpuzcuda alır:
-“Al şu mecidiyeyi, seni tebrik ederim.”
Karpuzcu, “Hayrola baba, erenler neyi tebrik ediyorsun?”
Bektaşi “Ulan kesmeden, delmeden şu karpuzun içine nasıl s..çtın. Seni tebrik etmeyeyim de kimi edeyim.!”

Smile Very Happy Very Happy Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
dogukankrk
Azimli Üye
Azimli Üye


Mesaj Sayısı : 64

Rep Gücü

:
103
Kayıt tarihi : 15/05/10

MesajKonu: Geri: Fıkra cennet.com.tr   Çarş. Mayıs 19, 2010 2:33 pm

Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır. Ancak yaşlandıkça bu
meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur. Sağlığı ve aşk
hayatı çekilmez bir hal aldığında tıbbi bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark
eder.
Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir
uzman hekim bulur kendine; "Size bir iyi, bir de kötü bir haberim var," der
doktor.
- "Doktor, önce iyi haberi duymak istiyorum."
- "Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim."
- "Peki kötü haber nedir doktor bey?"
- "Çok nadir görülen bir durum. Söylemesi zor ama hadım edilmeniz gerekiyor.
Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu baskı
sizde dayanılmaz bir baş ağrısı yaratıyor. Bu baskıdan kurtulmanın tek yolu
erkeklik organınızı almak."
Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine
sorar;
- "Ne yapsam acaba; erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım, kimin
için yaşarım, el içine nasıl çıkarım?" Cevap vermek için fazla düşünmez ve
başka bir şansı olmadığı için bıçak altına yatmaya karar verir. Hastaneden
taburcu olduğunda, "Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan" diye derin bir nefes alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu
hisseder.
Caddede yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler. Yeni bir baslangıç
yapmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verir. Bir erkek giyim
mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım elbiseye takılır
gözleri. "İşte tam aradığım takım elbise!" der ve dükkana girer.
Tezgahtara,
- "Yeni bir takım elbise istiyorum," der. Tezgahtar Joe’yu şöyle tepeden
tırnağa bir süzer ve; "Bir bakalım; 44 beden!" der. Joe gülerek,
- "Kesinlikle doğru, nereden anladınız?" "Bu benim işim". Joe takım elbiseyi dener. Üstüne ’cuk’ diye oturur. Joe aynada kendisine hayran hayran bakarken
tezgahtar sorar;
- "Yeni bir gömlek de ister misiniz?" Joe bir kaç saniye düsündükten
sonra "Elbette" der. Tezgahtar Joe’ya şöyle bir bakar;
- "Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka." Joe şaşırır; "Kesinlikle doğru, nereden anladınız?"
- "Bu benim işim!" Joe gömleği giyer. Evet, gömlek süper olmuştur. Yakasını aynada düzeltirken tezgahtar sorar; "Yeni ayakkabıya ne dersiniz?"
- "Evet, lütfen. Bir de ayakkabılarınıza bakayım." Tezgahtar Joe’nun
ayaklarına bakarak; "Evet... 9-1/2... E." Joe iyiden iyiye afallar;
- "İnanamıyorum, bir bakışta kaç numara ayakkabı giydiğimi nasıl anladınız?
Vallahi bravo!" Tezgahtar; "Efendim, bu benim işim." Joe ayakkabıları
da giyer. Gerçekten de ayakkabılar ayağına tam uyar; şöyle dükkan
içerisinde bir tur atarken tezgahtar;
- "Beyefendi, vallahi jilet gibi oldunuz! Size
bir tane de şapka vereyim ben!" der. Joe aynaya bakarak kendini beğeniyle
izler ve
- "Evet, bir de şapka bakayım kendime!" der tezgahtara. Tezgahtar
Joe’nun kafasına bakarak;
- "Eveeet... 7-5/8." Joe yine şaşkın bir şekilde tezgahtara;
- "Evet, doğru. Nereden bildiniz?" diye sorar. Tezgahtar iyiden iyiye
havaya girmiş bir sekilde;
- "Bu benim işim efendim" der. Şapka da süper oturmuştur kafasına.
- "Vayyy beee, ulan ben neymişim beee. Ulan ben var ya ben..." diye
düşünürken tezgahtar bu sefer "Size bir tane de don verelim efendim."
Der. Joe birkaç saniye düşünür ve
- "Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızdan getirin!" der. Tezgahtar geri adım atarak
- "Eveeet.. 36 beden!" der. Joe gülerek;
- "İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri 34 beden giyiyorum!" der.
Tezgahtar kafasını sallayarak
- "Hayır, size 34 olmaz. Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza basınç yapar, bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep olur!..

Kopuorumm ben bu fıkraya... Hahaha Very Happy Very Happy Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Fıkra cennet.com.tr   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Fıkra cennet.com.tr
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» KAYAHAN - CENNET KOKULUM

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HunMt2 Forum :: http://board.hunmt2.org/ :: http://board.hunmt2.org/-
Buraya geçin: